TEVHİD

TEVHİD


İslam’ın dünya görüşünün temelini oluşturan tevhid Allah’ı her türlü efsane, noksanlık ve güçsüzlükten münezzeh bilmektir. Evrene hükmeden şaşırtıcı düzen; güçlü, bilen, eşi benzeri olmayan bir yaratıcının varlığının en güzel delildir.
Tehvid özetle şundan ibrettir: İnsan varlık aleminin bir yaratıcısı oldugunu ve onu yoktan var ettiğini bilmelidir. Rızk vermek, bağış,hayat, ölüm, sağlık, hastalık ve… gibi yaratılışla ilgili her şey O’nun elindedir.
En küçük zerreden en büyük gezegene kadar bütün yaratılanlar ve onlara hükmeden düzen, aklın da hükmüyle hikmet sahibi ve kudretli bir yaratıcının varlığının apaçık bir delildir. Kuran’ın bir çok ayetinde, akılla sabit olan bu delil hususunda bir çok işaretler mevcuttur.
Evet bunların tümü yüce bir yaratıcının varlığının şahididir. Bizler akıl ve fıtratımıza tabi olarak O’na inanıyor, O’na ibadet ediyor, O’ndan yardım diliyor ve O’na tevekkül ediyoruz.


Allah’ın Cemal ve Kemal Sıfatları


Bir ve eşi benzeri olmayan yüce Allah, bütün cemal ve kemal sıfatlarına sahiptir. Örneğin:
İlim: Varlık aleminde büyük küçük var olan her şeyden hatta insanların kalbinden geçenlerden bile haberdardır.
Kudret: O, her şeye gücü yetendir; var etmek, yaratmak,rızk vermek, öldürmek, yok etmek O’nun kudreti dahilindedir.
Hayat: Daimi hayat sahibidir. Varlık aleminde hayatın var oluşu gerceği karşısında, kendisinde hayat olmayan bir şeyin hayatın kaynagı olabileceği düşünülemez. Bu nedenle bir şeye sahip olmayan bir kimse onu bahşedemez. Bundan da öteye, ilim ve kudret hayatı gerektirir ve hayat olmaksızın kudretin bir manası olmaz.
İrade: Allah için iradenin ispat edilmesinde gaye şu noktaya ulaşmaktır: O kendi işlerinde hiçbir şeye mecbur değildir. İradesiz güzel koku veren gül gibi değildir.
İdrak: İdrak edilebilen her şeyi bilir demektir. Yani her şeyi görür ve her ne kadar yavaş da olsa her şeyi duyar.
Kadim: Ezeli olmak demektir. Yani ezelden beri, daima vardı ve her zaman olacaktır. Bütün varlık alemini baştan sona yaratan, var eden O’dur. Varlığı kendisinden kaynaklanmayan her şey, sonradan meydana gelmiştir ve bağımsız olmadığı gibi her zaman kendisini varedene muhtaçtır. Hatta varlığını devam ettirebilmesi bile onun istek ve iradesine bağlıdır. Bu nedenle bütün varlık alemi sonradan meydana gelmiş ve O’na muhtaçtır. Ama O’ ezelden beri vardır , kimseye muhtaç değildir.
Konuşma: Bir şeyde ses ve söz icat etmesidir. O ne zaman pak ve halis kullarından olan peygamber veya meleklerinden birisiyle konuşmak isterse sesi yaratır.
Doğruluk: Buyurduğu her şey doğrudur. Hiçbir zaman vaadinden dönmez. Yine Yüce Allah yaratıcı, rızk veren, hayat veren, esirgeyen, kerem sahibi, merhametli, afedici… dir.

 

Allah’ın Celal Sıfatları


Diğer taraftan Allah (c.c) noksan sıfatlardan yani her türlü eksiklik ve noksanlıktan münezzehtir. Örneğin Allah maddeden oluşan bir varlık değildir. Bu nedenle cisme sahip değildir. Çeşitli uzuvlardan oluşmamıştır. Bir yeri doldurmaz ve ne dünyada ne de ahirette duyu organları ile hissedilmez, dokunulur ve gözle görülür değildir.
Madde olmadığı için değişime uğramaz. Maddenin özelliklerini taşımaz. Bu nedenle hastalanmaz, acıkmaz, uyumaz, yaşlanmaz, yıpranmaz.
Benzeri ve ortağı yoktur. Bilakis yegane ve tektir. Onun sıfatları zatının ta kendisidir. Biz ve diğer mahlukları gibi değildir. Allah her açıdan müstağnidir. Hiçbir meşveret, yardımcı, vezir, ordu, mal, servet vb. gibi şeylere ihtiyaç duymaz.