Hüseyni Erbain Ziyareti Münasebetiyle Ayetullah Uzma Şirazi’nin Mesajı

haric

Bismillahirrahmanirrahim

Allah’ın hamd-u senası ve selamı İmam Hüseyin’e, ceddi Hz. Muhammed’e, babası İmam Ali’ye, annesi Fatımatu’z_zehra’ya, kardeşi Hasan-ı Mucteba’ya, masum evlatlarına ve özellikle Hz. Mehdi’ye olsun.

Allah’ın tevfikiyle dünyanın her yerinden on milyonlarca kadın ve erkeğin geçmiş yıllardan daha görkemli biçimde erbaine katılmalarından ötürü Allah’a hamd olsun.

Aziz ziyaretçilere de bu şerefe erdikleri için müjdeler olsun. Rivayetlerde “Kim İmam Hüseyin’i ziyaret ederse, Allah’ı arşta ziyaret etmiş gibidir. Onlar Peygamberi, Ali’yi, Fatıma’yı ve masum evlatları olan imamları hoşnut etmiştir.

İmam Hüseyin ziyaretçilerine maddi ve manevi hizmet edenler, ziyaretçilerden daha büyük mükâfat almıştır.

Bütün bunlar ilahi şiarlardandır ve kim Allah’ın şiarlarını tazim ederse, bu kalplerin takvasındandır. Hac/32)
O hazretin şehadetinden bugüne kadar, onun ziyaretini engellemek isteyenler hep olmuştur. Fakat bunda başarısız olmuşlar ve aksine ziyaretçilerinin sayısı hep artmıştır.

Örneğin Mütevekkil, ziyaretçilerin Kerbela’ya gitmesini engellemek için polis müdürünü oraya gönderdi ve o da “kimi İmam Hüseyin’in kabrinin kenarında görürsem işkence edeceğim” diye tehdit etti.

Ondan önce Ben-i Ümeyye, Ben-i Mervan, Ben-i Abbas ve diğerleri, en sonunda da cani Saddam bu metodu takip ettiler. Akla gelebilecek en kötü muameleleri hatta silahla tarama uçakla bombalama gibi on binlerce ziyaretçinin katliamına sebep olan yöntemleri kullandılar.

Hadis-i şerifte Allah-u Teâlâ’nın, İmam Hüseyin’in ziyaretçilerine hitaben “ey evliyalarım, isteyin benden zira çok zulüm gördünüz, eziyet çektiniz. (Kamilu’z-Ziyare, s. 259)” Buyurduğu geçer.

Bütün bu yapılanlara rağmen bugün mukaddes Hüseyni erbain ziyareti her geçen yol daha da görkemli yapılıyor. Bu, ilahi bir vaattir. Nitekim Hz. Peygamber bir hadisinde “Küfür ve sapkınlık önderleri bütün güçleriyle yok etmeye çalışacaklar ama daime tersi olacaktır.” Buyurmuştur. (Kamilu’z-Ziyare, s. 444)

Burada birkaç konuyu hatırlatmak istiyorum:

1- İmam Hüseyin’in en büyük hedefi, nitekim kendisi şöyle buyurmuştu; “Ben iyiliği emretmek ve kötülükten sakındırmak istiyorum ve ceddim Resulullah’ın ve babam Ali’nin metodunu icra etmek istiyorum. (Biharu’l-Envar, c. 44, s. 329.)” Sahih İslam’ı korumaktı. Resulullah’ın 10 yıllık hükümeti ve Hz. Ali’nin hükümeti döneminde ki bugünün ölçüleriyle onlarca ülke büyüklüğüne ulaşmıştı, hiçbir tarihi kaynakta yoktur ki, o iki yüce şahsiyetin hükümeti zamanında bir siyasi tutuklu olsun veya öldürülsün. Biri fakirlik içinde kalsın veya yokluktan ötürü gençler evlenemesin. Kimsenin malı müsadere edilsin veya sefere çıkması engellensin ya da sığınmacı olmak durumunda kalsın ve bunun gibi durumlar.
Bu metot, adalet ve ihsana dayalı nurlu bir metottu ve hatta gayri Müslimleri bile kapsıyordu ve bunun benzerini günümüzde dahi görmüyoruz. Eğer bugün bazı İslam ülkelerinde ve bazı gayri İslami ülkelerde nisbi bir özgürlük varsa, bunlar Resulullah ve Ali dönemlerinin yanında hiçbir şeydir. Ancak bu kutlu armağan zuhur döneminde ve 14 masumun ricatlerinde bütün dünyayı kapsayacaktır.
Hz. Hüseyin de kıyamının başlangıcında bu metodu ihya etmek istediğini ilan etti. Bugün dünyanın, tecrübe ettiği özgürlükte, bu metoda çok ihtiyaç duyuyor.

Dolayısıyla siyasi, iktisadi ve sosyal hangi konumda olursa olsun herkes bu kutlu metodu icra etmek adına işe koyulmalı, Allah’ın inayetiyle bütün insanlık İslam’ın gölgesinde tarihin en saadetli dönemini idrak etmeli.

2- Her münasebette ve özellikle erbainde İmam Hüseyin’i ziyaret edenler, Allah, Resulullah ve eimme-i ethar katında büyük derecelere ulaşmışlardır ve hakikatte onlar Allah’ın ziyaretçileridirler; Resulullah’ın, imamların ve Zehra’nın kalplerini hoşnut edenlerdir. Zira bütün herkes, ziyaretçilerin ihtiyaçlarını karşılamak için ellerinden gelen imkânları seferber etmeliler.

Irak’ın cömert insanları bu zamanda imkânlarının üstünde fedakârlık örnekleri gösteriyor ve hatta ziyaretçileri ağırlamak için evlerini, işyerlerini, arabalarını satıp bu yolda harcayanlar bile var. Allah onlara ecirlerini versin inşallah.

Lakin temel mesuliyet devletlerin üzerinedir; çünkü sınırsız imkânları var ve yine dünyanın çeşitli yerlerindeki zenginleredir. Ziyaretçilerin iki temel ihtiyacı karşılanmalıdır:

a- Hava, kara ve deniz yoluyla ücretsiz olarak İmam Hüseyin ziyaretçilerini dünyanın her yerinden Kerbela’ya ulaştırmak ve tekrar şehirlerine döndürmek.

b- Ücretsiz konaklama imkânı. Kerbela’da ve etrafında binlerce otel, misafirhane, geniş evler yapılarak ziyaretçilere her zaman gereken imkân yaratılmalıdır.

3- Irak’ın değerli mümin aşiretleri, geçmişten günümüze kadar her münasebette İslam ve Müslümanlar için özellikle dini merceiyet için yıkılmaz bir kale gibi durdular. Örneğin, miladi 1920 tarihinde Irak halkı Ayetullah Uzma Mirza Muhammed Taki Şirazi’nin fetvasıyla, o zamanın büyük sömürgeci gücü İngilizleri, ağır zayiatlar verdirerek Irak’tan attılar. O aşiretler, Irak’ın her tarafını savaş sardığı zamanlarda bile İmam Hüseyin’in ziyaretini terk etmediler. Bugün de dünya, bu aşiretlerin gösterdiği şecaatlere şahit olmaktadır.

Yine Hüseyni şiarlara büyük saygısızlık yapan Yasin el-Haşimi döneminde, cesur ve kahraman aşiretler, Irak’ın mazlum halkının yanında ona karşı mücadeleye koyuldular ve onu ülkeden kovdular. Bu olayda büyük taklit mercii Seyyid Ebu’l-Hasan Isfehani’nin büyük rolü oldu. O caninin planını bozmak adına milleti İmam Ali’nin türbesinde kalmaya davet etti. Ayrıca taklit mercii Şeyh Muhammed Hüseyin Kaşifu’l-Gıta da inkılabi bir konuşma yaptı ve bu harekete destek oldu.

4- Erkek, kız Irak’ın gençleri bütün alanlarda Irak’ın geleceğini şekillendirecek olanlardır. Toplumun bu kesimi, Kur’an ve itrete dayalı kültürle eğitilmeye şiddetle ihtiyaç duymakta. Sapkın ve yoldan çıkarıcı akımların hedefindeler. Çünkü bu gruplar, gençlerin ahlaklarını bozmak için olanca güçleriyle çaba harcamaktalar.

Sözlerimin sonunda, bütün güçlüklere rağmen, Hüseyni erbainin görkemli düzenlenmesi ve bu merasimin dünyada benzersiz olması için bütün gücüyle ve imkânıyla çalışan herkese teşekkür ediyorum.

Allah’ın dergâhına ellerimi kaldırıyor İmam Hüseyin ziyaretçilerine ve özellikle erbain ziyaretine katılanlara dua ediyorum ve Allah’tan, onların ihtiyaçlarının giderilmesini, işlerinin rast gitmesini, birlikleri, başarıları ve dünya, ahiret saadetine ulaşmalarını istiyorum.

Herkesin kurtuluş vesilesi olacak mevlamız Hz. Mehdi’nin acilen zuhurunu Allah’tan diliyorum. Hamd âlemlerin rabbinedir.

Sadık Şirazi

Sefer ayının yirmisi Erbain akşamı